İkram Kutlu

İkram Kutlu

Hızla Bireyselleşen Nesil

İnsanlar günümüzde artık tam anlamıyla birbirinden bi haber yaşar hale geldi...!
Zamanın s gibi aktığı her türlü teknolojik aletin hayatımızı kolaylaştırdığı göz önüne alınacak olursa, aslında insan neslini de ''körelttğini'' göz önüne getiriyor.
Kşksz önümüzdeki günlerin ardından koskoca bir yılı daha geride bırakacağımız varsayacak olursak geçen zamanı insanların sorgulaması lazım... İnsan geçmişle ''muhasabesini'' yaptığı sürece ilerdeki yaşamında atacağı adımları daha kontröllü ve dikkatli atacaktır.
Son teknolojik icatlar ve buluşlarla insan hayatının kolaylaştığı varsayılacak olursa aslında yozlaşan, bencilleşen toplumvx@ bireyleri çıkıyor karşımıza maalesef. Günümüzde ebeveynler çocuklarının tüm ihtiyaç ve isteklerini yerine getirme gayreti içine girmişlerdir. Onların hiç bir şeyden mahrum
kalmaması için canla başla çalışıyorlar.
Çocuklarına hep istedikleri şeyleri alarak onların iyi bir yaşam için hayata alıştıran anne babalar çocuklarını bu gidişle ''yalnızlığa'' ittiklerinin farkına varamadan onlara kötülük yaptıklarını bilmiyorlar.
Hep ''almaya'' alışan çocuklar ''vermeyi'' bilmeden yaşayınca paylaşaımcı olarak girdikleri toplum ortamında zorluk çekiyorlar. Toplumda yaşamaya adaptasyonda zorlanan genç insan olarak ortaya çıkan ve haliyle ailelerinden hayatı gördükleri ve öğrendikleri gibi bir yaşam tarzıyla karşılaşmayan gençler içine kapanık veya paylaşmayı, birlikte yaşamayı bilmeyen insanlar olarak çıkar toplum içine.  Haliyle bu şekil yaşayan ve  yaşayacağı toplumda belli ihtiyaç ve gereksinimlerinden yoksunlaşan gençler ''tam donanımlı birer varlık'' olup çıkar. Aileleriyle yaşadıkları gibi özgürce yaşamaya alışmış gençler, daha sonra meslek hayatına adım atacakları ilk adımlarda kendilerine destek olan ailelerin ise hayallerindeki meslek
ile çocuklarına tutarlılıkla ve baskıcı bir tavırla baskı yapmaları sonucunda telafisi zor sonuçların çıkacağı bir hayata iter çocuklarını. Çocuklarının belli kabiliyet ve ilgi alanlarını iyi gözlemleyemeyen anne ve babalar aslında çocuklarını hayata hazırlama konusunda en büyük hatayı yapacaklardır.
Tek başlarına alacakları kararla meslek hayatlarının seyrini belirleyecek eğitimlerine başlamadan önce yalnızlığa itilen gençler hayallerindeki ideal mesleği baskı yoluyla evlatlarına empoze etmeye çalışarak bunun ne kadar olumsuz olacağının sonucu kestiremeyince, bu gençlerin psikolojik durumları bir hayli bozulacağından hayatın anlamının, insanlığın ne olduğunu da kestirimediğinden bireyleşince toplumda yer alacakları sahnede ise bazı sonuçlar doğurur kuşkusuz...
Baştada belirttildiği gibi her isteği yanında  ''Amade'' olan çocuklar ve böyle özgürce yaşayan çocuklar toplum içine''bireyselleşip ve bencilleşirken'' insanlar arasında diyalog eksikliği olmaktadır.
Özellikle büyük şehirlerde bir süre bulunup sonra yaşadıkları anadolu şehirlerinde yaşayan insanların söyledikleri ve sıkça karşılaşılan şu söylem çıkar karşımıza: '' Ya burada kimse kimseye selam bile vermiyor, herkes iş koşturmacası peşinde'' sözü maalesef hayatın bir gerçeği olarak çıkar karşımıza, bu acı da olsa gerçektir.
Haliyle artık her yerde bile gözlemlenen bu durumda ise insan olarak çevremize artık duyarsız davranmakta ve oluşturduğumuz toplumda yaşamayı bilmeyen varlıklar olup çıkıyoruz. Nitekim artık çevremizdeki insanlara bile bir ''Selamı'' bile esirger hale geldik. Selamla birlikte unuttuğumuz ve bu konuda köreldiğimiz bir takım şeylerin başında ise; birbirimizin gözünün içine bakaraka gülümsemek, teşekkür etmek, nazik olmak gibi insani duygulardan uzaklaşır hale gelmiş insanlar olup çıktık!
Aynı çatı altında yaşadığımız ailemiz dahil, işyerlerinde saatlerce beraber çalıştımız iş arkadaşlarımız, bir çok şeyi paylaştımız dostlarımızı, kan bağı olan akrabalarımızı , komşularımızı bir kenara bırakıp ''son moda'' yeni '' Teknolojik dostlar'' edinir hale geldik.
Elbette insan psikolojisi konuşmakla bitmez... Ama daha duyarlı ve bilinçli nesilleri oluşturacak bireyleri yetiştirecek olan başta anne baba ve eğitimcilere bu konuda çok iş düşüyor.
İnsan olarak yaşamayı bilen ve insani duyguların ön plana çıkması için her ne kadarda olursa olsun geçmişle olan bağımızı koparmadan, birazda atalarımızı ne denli zorluklar içinde yaşadığı o ''Eskileri'' unutmamak gerek. Duyarlı olarak yetiştirilen her evlat için şunları unutmayan insan, atacağı her adımı niçin attığını, karşısındaki insana, hayvana, çevreye hak ettği gibi yaklaşırsa ve buna göre davranırsa aynı saygıyı sevgiyi kendisi de görecektir.