İkram Kutlu

İkram Kutlu

Diziler ve Zapping

 

Türk televizyonlarında dizi fırtınası sürüyor. Evet kuşkusuz çağımızda televizyon veya görsel medya dediğimiz sanal alem hayatlarımızı adeta rehin almış durumda.

Günün sekiz dokuz saatini işyerlerinde geçiren insanlar yorgun argın geldikleri evlerinde rahat bir nefes almak için veya dinlenmek için ilk iş olarak geldikleri evlerinde kanepe, koltuk veya sandalyelerindeki yerlerinde ya uzanarak yada oturarak televizyonlarının karşısına geçiyorlar.

Kumanda ellerinde kanal kanal ''zapping'' yaparak farklı bir arayış içersine giren insanların sayısı bir hayli fazla olsa gerek. Bunun yanısıra belli saatlerde ve birbirine yakın zamanlarda yayına giren dizi furyasında neyi takip edeceklerini  kestiremeyenler yani '' zapping'' yapanlar çıkarsız ve umarsız bir arayışın içersine giriyorlar.

'' Acaba bu akşam hangi dizi, hangi kanalda'' diye düşünenler ve dizi müptelaları yenen yemeklerin ardından, hazırlanan çay, kahve, kola ve benzeri içeceklerinin yanına aldıkları çerez vb gibi yiyecekler insanların sağlığını bozmakta ve insan metobolizmasını iyice anatomiyi bozmaktadır.

Zaten hareketsiz geçen bir yaşamın akabinde devam eden monoton hayat çıkılmaz bir hal almakta ve akraba , dost, komşu ziyaretleri bitme noktasına gelmektedir.

hemen hemen her akşam her kanalda birbirinden farklı bir çok diziye yer veren kanallar en fazla reyting ve reklam alma telaşına girmiş durumundadırlar.

İzleyicilerin yaş guruplarına göre bakılmaksızın genelde her akşam 20:00 sularında yayına giren dizilere yapımcılar adeta servet öderken, diziler başrol oynayan karekterler büyüklü küçüklü bir çok insanın karekterlerine sinmiş durumunda olma haline girmiştir.

Dizilerden en çok etkilenen ve özenti duyan karekterler arasında kuşkusuz ergen çağdaki gençler en fazla etkilenen yaş grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dizi bağımlısı olarak gençlerin ardından en fazla zamanı tv önünde geçiren ev hanımları da dizi furyasından etkilenen insanlar arasından bir hayli fazla olarak gözümüze çarpmaktadır.
Daha düne kadar amerika ve avrupada obozite için kötü seneryolar gazetelerde ve basında bol bol resmedilmiş ve Türkiye'de de olası böyle bir durum olur mu diye üzerinde bol bol konuşulmuştu.

Televizyon kültürü ve sosyal hayatın azalmasının ardından ne yazık ki tehlike çanları artık Türk insanları için çalıyor. artık yeni nesil maalesef obozite tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş durumda...

Maalesef daha dün denebilecek bir zamanda konuştuğumuz ABD ve Avrupa gibi ülkelerdeki yaşam tarzları, beslenme ve bu gibi alışkanlıklar artık pekte uzağımızda değil . Başta sağlık konusunda olmak üzere bir çok şey bu tarz yaşam felsefesi artık pekte uzağımızda değil .