Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 4. İzmir Olağan İl Kongresi'ne katıldı.

Başbakan Erdoğan İzmir AKP İl kongresi konuşması detayları

 Halkapınar Spor Salonu'ndaki kongrede konuşan Erdoğan, İzmir’de oluşturulmaya çalışan önyargıları tek tek ortadan kaldırdıklarını, korku siyaseti üretenlere rağmen halkın gönlüne girmeyi başardıklarını söyledi. Merhum başbakanlardan Adnan Menderes gibi arkalarına sadece halkı aldıklarını belirten Erdoğan, “Sevgili İzmirliler, yol arkadaşlarım, değerli kardeşlerim; bugün İzmir'de bir kez daha sizleri hasret ve muhabbetle selamlıyorum. AK Parti İzmir il kongremizin İzmir için, İzmirli kardeşlerimiz için, Türkiyemiz için, demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Bugün İzmir'de bu kapalı spor salonunu hınca hınç dolduran teşkilatımız, her türlü övgüyü hak ediyor. Bizim 3 Kasım 2002’de İzmir'de oy oranımız yüzde 17’ydi, 22 Temmuz'da yüzde 30,5’e yükseldi. 12 Haziran seçimlerinde, 3 Kasım’a göre tam 20 puan arttırıp İzmir’den yüzde 37 oy aldık. İşte bu muhteşem başarınızdan dolayı sizleri tek tek tebrik ediyorum. Teşkilatımızın her bir mensubuna gayretlerinden, başarıdan dolayı özellikle şükranlarımı sunuyorum.“ dedi.

AK Parti İzmir İl Kadın Kolları başta olmak üzere diğer parti mensuplarının da gayretleriyle önyargıların kırıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, “AK Parti, İzmir’de diğer partilerin ürettiği korku siyasetini, korkunun istismarıyla üretilen siyaseti boşa çıkarıyor. İzmir’de hizmet ve eser siyasetinin, millete efendilik değil, hizmetkârlık siyasetinin meyvelerini topluyor, her geçen gün güven katsayısını daha da arttırıyor. Merhum Adnan Menderes, bu bölgenin evladıydı. Arkasına İzmir’i, Aydın’ı, Manisa’yı, Afyon’u alarak yola çıkmıştı. Merhum Menderes o zaman, ‘Yeter, söz milletindir.’ demişti. Sadece Ege’nin değil, yedi coğrafi bölgenin, tüm vilayetlerin sevgilisi, mâşuku, hizmetkârı olmuştu. Biz de tıpkı Menderes gibi arkamıza halkı aldık, ‘Yeter, söz de karar da milletin.’ dedik. Tıpkı merhum Menderes gibi gecemizi gündüzümüze katarak, önümüze çıkan engelleri aşarak milletimizle kucaklaştık. Kâh Âşık Veysel olduk, 'Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece.' dedik, gece gündüz yürüdük, kâh Ferhat olduk, dedik ki, 'Biz dağları deleceğiz.’, çünkü milletimiz Şirin, Şirin’e ulaşacağız. Dağları deldik, delmeye devam edeceğiz. Birileri bize, 'Başaramazsınız. Mafyalar, cuntacılar, çeteler var.' dedi. Biz, çoğu gitti azı kaldı diyoruz.“ şeklinde konuştu.

Erdoğan’dan önce konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ise, “Başbakanım, İzmir’e hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz. Sayın Başbakanımız'ın, 4. olağan kongrede bugün bizlerle birlikte olmasından çok büyük onur duyuyoruz. 10 yıllık aktif siyaset hayatımda bir şey öğrendik, o da, 'Hizmet konu olunca, siyaset teferruattır.’ dediniz. Bu anlayışla 10 yıl boyunca Türkiye’nin her yerinde halkımıza hizmet etmek, onların ihtiyaçlarını görmek için gece gündüz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de İzmir’de 2023 Türkiyesi’nin, İzmir’in kadrolarının şekilleneceği kongrede beraberiz. Bu kadroyla İzmir, 2023 ve EXPO 2020 hedeflerine liderliğinizde hazırlanıyor, çalışmalarını yapıyor.” dedi.



Başbakan Erdoğan’a Milli Eğitim Bakanı Ömer Çelik, Bakan Yıldırım, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İzmir ve Manisa milletvekilleri eşlik etti. 12 bin kişilik salon tamamen dolarken çok sayıda vatandaş koridorda ayakta kaldı, bir o kadar da dışarıda bekledi. 613 delegenin oy kullanacağı kongrede mevcut AK Parti İl Başkanı Ömer Cihat Akay ile Abdullah Tekbaş yarışıyor. Salona, AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanlığı tarafından, “İzmir hasta, İzmirli yasta, İzmir seni bekliyor büyük usta” ve yeşil kırmızı renklerde, “İzmir’i size hediye edeceğiz” yazan, hologramlı ve barkod sistemli pankartlar asıldı. Koltuklar ve salon turuncu, beyaz ve mavi renkli bayrak ve balonlarla süslendi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşma yapacağı platformun üç boyutlu fonunda ise İzmir Saat Kulesi ve efe figürleri yer aldı.

AK Parti 4. İzmir Olağan İl Kongresi'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bu sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin heyecanı. Gittiğim bütün illerde, kongrelerimizde bu heyecanı görmenin mutluğunu yaşıyoruz. Biz, korkutma siyaseti üreten bir parti değiliz. Korkuları, önyargıları kaşıyarak siyaset yapan bir parti değiliz. Biz gizli gündemle hareket eden, özü sözü farklı bir parti değiliz. Biz sadece ve sadece millete hizmet peşindeyiz, millete hizmet sevdalısıyız. 10 yıldır ne söylüyorsak, ne vaat ettiysek onu gerçekleştiriyoruz. En batıda İzmir'de bizim eserlerimiz var, en doğuda Van'da yine bizim eserlerimizi göreceksiniz. Sinop'ta, Samsun'da, Antalya'da bizim eserlerimizi göreceksiniz. 81 vilayetin 81’inde de eserlerimiz var. Durmadık, koştuk. Ne dedik? Durmak yok, yola devam dedik. Bize durmak, yan gelip yatmak yakışmaz, çünkü biz bu yola farklı çıktık. Zira biz hep şunu düşündük: 600 yıl dünyaya istikamet veren bir ecdadın bakiyesi üzerinde, inşallah o idrakı yine gerçekleştireceğiz. Gündemi belirlenen bir ülke olmayacağız, gündem belirleyen bir ülke olacağız dedik. Türkiye hamdolsun artık gündem belirliyor. Biz yatırım planlaması yaparken, hizmet ve proje üretirken illerin oy çizelgesini alan partilerden değiliz. Biz korkuları, etnik kökenleri istismar eden bir parti değiliz. Biz milletin, Türkiye’nin partisiyiz. AK Parti ayrımcılık yapmadığı için, siyasi tarafgirlik, bölgecilik, mezhepçilik yapmadığı için Türkiye’nin bütün bölgelerinden oy alıyor ve bugünkü haline geliyor. Partimiz, şu anda 81 vilayetin 78’inde milletvekili çıkarmış durumda, sadece üç ilde milletvekilimiz yok. Bu parti, 780 bin kilometrekarenin iktidarıdır. Hangi etkin unsur olursa olsun Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Zaza'sı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Arnavut'u ,aklınıza ne gelirse biz hepsini, Yaratan'dan ötürü anlayışıyla sevdik, bağrımıza bastık.“ dedi.

Başbakan Erdoğan, yakın tarihten bir olayı ise şöyle anlattı: “1930’da Gazi Mustafa Kemal, demokrasi için tarihî bir adım attı, parti kurulması için yakın arkadaşlarını teşvik etti. Fethi Okyar, Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu. Bu parti, üç ay ayakta kalabildi. Üç ay sonra karşılaştığı baskı, tehdit ve provokasyonlar sonucu kasım ayında kendini feshetmek zorunda kaldı. Fethi Bey, üç ay içinde İzmir’e yaptığı ziyarette silinmeyecek bir iz bıraktı. Millet, kendi sesi, nefesi olacak bir partiye hasretti. Kuruluşundan 22 gün sonra Fethi Bey İzmir’e geldi. Bir gazete, İzmir’e gelişini, ‘Millet Fethi Bey'e sarılıyor, birçokları ağlıyor. Fethi Bey'e sevgi gösterisinde ceketi yırtıldı. Denize düşenler oldu.” diye aktarıyordu. Dikkat edin, bir parti kuruluyor, 22 gün sonra başkanı İzmir’e geliyor ve sevgi seli oluyor. Fethi Bey’e dönemin iktidarı, milletle kucaklaşmaması için çok büyük eziyetler yaptı. Mustafa Kemal emretmesine rağmen İzmir’de güvenlik sağlanamadı, kalabalığa ateş açıldı, 12 yaşında bir çocuk öldürüldü. O çocuğun cenazesini Fethi Bey'in önüne götürdüler, ‘İşte ilk kurbanımız.’ dediler. 1930’da yaşanan bu hadiseden, herkesin gerekli dersi çıkarması gerekiyor. Kim var iktidarda görüyorsunuz. Statükocu partilerin bu millete yaşattığı acıları herkesin hatırlaması gerekiyor. Diyarbakır’a gittim, büyük bir coşkuyla kongremizi gerçekleştirdik. Orada nasıl bir korku siyasetin oluşturulduğunu gördük. 'Kongreye Kürtler gitmesin.' dediler, biz gittik. elhamdülillah caddeler Kürt kökenli vatandaşlarımızla doluydu. Herkes, selamını bütün inceliğiyle veriyordu. Nasıl bir mahalle baskısı oluşturulduğu, korkutulduğunu gördük. Bu defa büyük ölçüde olmadı. Bunun bir benzerini, 12 Haziran seçimlerinde Hakkari’de yaptılar. Korkutarak, milletin AK Parti ile kucaklaşmasını engellediler. Arabayla giderken perdenin arkasından bizi izleyen vatandaşlarımızı gördük, öyle korkutmuşlar, sindirmişler. Kim bunlar? PKK. Kim bunlar? BDP. Bunlara haddini bildirmek, demokrasiye ve özgürlüğe inanan insanların kararı diye düşünüyorum. 'BDP, Güneydoğu'nun CHP’sidir.' diye boşa demiyorum. Bugün de milletin partisiyle kucaklaşmasını engellemek istiyoruz. Maalesef o olaydan sonra Türkiye’nin demokrasiye geçmesi 16 yıl gecikti. Değişime direnmek, en fazla geciktirir ama engelleyemez. Değişimden anladığımız, ileri demokrasi ve evrensel özgürlüklerdir. Biz AK parti olarak ilk andan itibaren ülkemizi muasır medeniyetler düzeyine çıkarmanın gayreti içinde olduğumuzu yer yerde söyledik, dillendirdik. Biz AK Parti olarak, kurulduğumuz andan itibaren Türkiye’nin üzerindeki korku bulutlarını dağıtmasının siyasetini verdik. AK Parti olarak Allah'tan başka, milletimizden başka hiçbir şeyden çekinmedik, milletin de korkutulmasına müsaade etmedik. Biz istiyoruz ki Türkiye, her şeyi açık açık konuşsun. Kamplaşmadan, birbirine hasım kesilmeden her meseleyi ama her meseleyi tartışsın, konuşsun. Başkasının haklarına tecavüz etmeden herkes açık yüreklilikle konuşsun istiyoruz. Kimse kimseye yaşam tarzı dayatmasın, ideoloji enjekte etmeye kalkmasın.”

'TÜRKİYE NORMALLEŞİYOR'

Türkiye’nin her alanda normalleşme süreci içinde olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, "Türkiye'de yaşanan normalleşmeyi, bazı kesimler sorun olarak algılıyor. Farklı yaşam tarzlarını görünce tehdit olarak algılıyorlar. Bu ülkede 75 milyon vatandaş özgürce, insanca, kardeşçe yaşayacak. 9,5 yıldır biz demokratikleşmeyi, temel hak ve özgürlükleri, toplumsal barışı güçlendirecek adımlar atıyoruz. İfade özgürlüğünün önünü açtık, hukuksuzluğa son verdik. Korkmadan, aynı zamanda korkutulmadan milletimiz her konuda görüşünü, hissiyatını ifade etsin istiyoruz. CHP de, BDP de artık korkutma siyasetini bir kenara koymak zorunda. Kimsenin korkutarak siyaset üretme hakkı yoktur. Bu, Türkiye’ye haksızlıktır. Biz muhafazakâr demokrat bir partiyiz. Bizim ilkelerimiz, hedeflerimiz, izleyeceğiz yol ve tarzımız belli. Asla ve asla birilerinin pompaladığı gibi zihnimizin arkasında farklı şeyler yok. Bölgesel milliyetçilik yok. İzmir'de ne varsa Van'da aynısı olacak dedik. Bizde etnik milliyetçilik yok. Herkesle biriz, beraberiz dedik. Bizde dinsel milliyetçilik de yok dedik. Müslüman, Musevi, Hristiyan var ama ayrım asla yok. Hepsine saygımız var, zira demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletiyiz. Her inanç grubuna eşit mesafedeyiz ve hepsi de bizim güvencimiz altındadır. Farkımız bu. Hakkımızda birçok şey söylüyorlar, programımızda ne varsa partimizin ilkeleri odur, onu uygularız. Niyet okuyarak milleti korkutmak istediler. Kimse de bize dayatma içinde olmasın, zira bu dayatmalara prim vermeyiz. Biz sadece farklı tercihler üzerindeki yasakları, engelleri kaldırdık, kaldırıyoruz. Millete zulüm olan baskıları, dayatmaları tek tek kaldırıyoruz. Herkesin arzuladığı gibi, inandığı gibi yaşamasının önünü açıyoruz." şeklinde konuştu.

Demokrasinin önünde kimsenin duramayacağını söyleyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: “1930’da demokrasiye geçiş 16 yıl ertelenebildi. Bugünlere, çok badireler atlatarak ulaştık. Parlamento zaman zaman saldırılara uğradı. Bir başbakan, iki bakanıyla idam edildi. Demokrasiye yönelik müdahaleler, ekonomiye de darbe vurdu. Bu ülkede bir şeyler oluyor. Millet, bu ülkede yapanın yanına kâr kalmayacak diyor. Şu anda sizler, bu tehditlerle atılan adımları ve onların sahiplerini ürkütemezsiniz. Biz, söylediğimiz gibi kefenimizle yola çıktık, kefenimizle yol almaya devam ediyoruz. Türkiye’nin büyümesi ve ilerlemesi hep onlar tarafından engellendi. Artık o dönemde değiliz. Milletimizin desteğiyle Türkiye, dünyanın 17. büyük ekonomisi haline geldi. IMF’ye olan borç 23,5 milyar dolardı, 9,5 yıldır ödedik ödedik ve 1,7 milyar dolara indi. Merkez Bankası'nın kasasında 27 milyar dolar vardı devraldığımızda, şimdi 91 milyar dolar var. Artık üreten, kazanan, yolsuzluklara prim vermeyen bir AK Parti iktidarı var.”

AK Parti 4. İzmir Olağan İl Kongresi'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, özellikle Avrupa ülkeleri tek tek batarken Türkiye’nin hızla büyüdüğünü söyledi. Bu büyümeyi birilerinin algılayamadığını belirten Erdoğan, “Büyüyoruz be, büyüyoruz. Allah’ın izniyle 2023’e farklı hazırlanıyoruz. Darbelerin olmadığı bir Türkiye, artık darbelerin tarihi açılmamak üzere kapandığı için sürekli büyüyecektir. Ana muhalefet, yavru muhalefet sürekli bir şeyler söylüyor. Devlet, aldığı her 100 lira borca 63 lira faiz veriyordu. Kimin cebinden? Bizlerin cebinden. Şimdi ne oldu? Yüzde 8,5. Nereden nereye. Sevgili gençler, Türkiye’de elhamdülillah yeni bir dönem başlamıştır. Enflasyon yüzde 30’du, şimdi yüzde 8 oldu. Bu canavarı ayaklarımızın altına altık, vatandaşımızın cebindeki paranın alım gücü artsın diye. Tuvalete 1 milyon liraya gitmiyor muyduk? 'Enflasyon patlar.' dediler, çatladı. Bunu AK Parti yaptı. Bunlar sadece kurusıkı atsınlar. Sevgili İzmirliler, Türkiye’de çeteler dönemi, millî iradeye kastedenlerin ürettiği bataklık bugün artık kapanmıştır. Darbelerden rant devşirmeye çalışan siyasetçilerin umutları kırılmıştır. Darbe paranoyası üzerinden korku salmak isteyenlerin beklentileri artık kursaklarında kalmıştır. Bugün millî iradeye sahip çıkan bir iktidar işbaşında. Bugün millî iradeye kol kanat geren, millî iradeyi kanıyla canıyla savunan bir iktidar var.” dedi.

 “Bir yıl önce 4 Haziran’da, İzmir’de muhteşem bir miting yapmıştık. 35 proje açıklamıştık. Bizim için söz senettir. Bizim için söz namustur, onun arkasında dururuz. İzmir’i 2023’e hazırlayan projelerle bir marka kent haline getiriyoruz, turizm kenti yapıyoruz. İzmir’de kentsel yenileme bakımından Karşıyaka Örnekköy’de 808 konut, ticaret merkezi, spor salonu uygulamalarını tamamladık. Uzundere’de 3 bin 80 konutluk uygulama başlatarak tamamladık. 2 bin yataklı Bayraklı Devlet Hastanesi projesi tamamlandı, şimdi ihale sürecinde. Kılıçdaroğlu, bir televizyon programında, 'AK Partili belediyelerde hiç metro var mı?' diyor. Bana kalkıyorsun, İzmir’i örnek veriyorsun. İzmir’de bir defa hafif raylı bir sistem var. Onu da yapamadınız, bizden yardım istediniz. Kılıçdaroğlu, eğer metroyu görmek istiyorsan gel de seni İstanbul Metrosu'nda gezdirelim. Biz metro sistemiyle İstanbul’un altını tünellerle birbirine bağladık. Bunu son ana kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptı, bundan sonra Ankara ve İzmir’de olduğu gibi Ulaştırma Bakanlığımız birlikte bu işi yürütecek. Dürüst konuş, yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Hattâ bir seferinde zat-ı şahanelerinle birlikte açılış yaptık, unuttun mu? Tabii programı yöneten beyefendinin işine geliyor, çünkü bunların birçoğu tezgahtâr ama AK Parti bu tezgâhları yutmaz. ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri’, bunlardan haberin var mı? (Binali Yıldırım’a) Kendisinden bir randevu al da bir brifing ver. İzmir’e bir kruvaziyer limanıyla ilgili ihale ilanına çıktık, eylül ayında teklifleri alacağız. Efes’in antik limanı projesini başlattık. Biraz sonra 40 yatırımın açılışını yapacağız. Toplamda 732 milyon lira. Bu eserlerimiz resmen hizmete alınmış olacak. İzmir’e EXPO’yu kazandırmak için büyük mücadele veriyoruz. EXPO 2020 İzmir’e gelecek. Bütün bu konuları, gittiğim devlet başkanlarıyla şahsen konuşup söz alıyorum. EXPO’yu almamız durumunda İzmir’e 30 milyar dolara yakın yatırım yapılacak.” dedi.

Yerel Haberler