Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Diyarbakır 4. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, birlik ve beraberlik mesajları verdi.

Başbakan Erdoğan Diyarbakır konuşması: 2005'teki sözümün arkasındayım

Diyarbakırlılarla kucaklaşmaya geldiğini belirten Erdoğan, “Burası Mekke, Medine, Kudüs’ten sonra en fazla sahabenin olduğu yer olan Diyarbekir. Kürt sorununu, terör sorunu çözmek için hangi adımı attıysak, çok büyük engellerle karşılaştık. Siz bu engellerin bir kısmını biliyorsunuz. 2005'te neredeysem 2009'ta neredeysem, 2011'de neredeysem yine aynı yerdeyim. Bizim siyasetimizde söz senettir.” dedi. 

        Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak ANA ile geldiği Diyarbakır Havaalanı’ndan AK Parti Diyarbakır 4. Olağan Kongresi’nin yapıldığı Kayapınar ilçesinde yeni inşa edilen 6 bin kişilik spor salonuna yoğun güvenlik önlemleri altında geçti. Başbakan'ın 10 kilometrelik yol güzergâhına belirli aralıklarla sivil polisler görev alırken, Kuruçeşme ve Seyrantepe gibi toplumsal olayların yoğun yaşandığı noktalara polis panzerleri yerleştirildi.

        Başbakan Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu ile bölge milletvekilleriyle birlikte partilileri selamladı. 

        Başbakan Erdoğan, Diyarbakır’ın kurulduğu andan itibaren değil kurulmadan önce kendilerini bağrına basan bir şehir olduğunu belirterek, “AK Parti'nin kuruluş aşamasında en anlamlı mesajı Diyarbakır’dan aldık. Diyarbakır bizim önümüze kırmızı çizgiler koydu. Bize etnik, dinsel milletçilik yapmayacaksın idealini koydu.” dedi.

        "SEVGİ DİLİNİ KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

        Başbakan Erdoğan, “İlk günden beri bize kucak açan Diyarbakır bizi hiç yolda bırakmadı. Biz de gerekirse canımızı hiçe sayıp sahip çıktı. Siyasetin zorluklarını göze alarak bu yola çıktık. Terör örgütleri mafya darbeciler sadece AK Parti'yi değil milletin iradesini. Bütünlüğünü kardeşliğini hedef aldılar. Provokasyonlar düzenlediler. Çok şükür dualarla hepsini atlattık. Bölgesel güç haline geldi. Benim Kürt kökenli kardeşlerime olmadık zulümler yaptılar, yapıyor. Diyarbakır teşkilatımız çok zor şartlar altında çalıştı. Daha dün il başkanlığımızın önünde ses bombası patlattılar. İlçe başkanlıklarımız defalarca saldırıya uğradı. Mensuplarımız kaçırıldı, milletvekillerimiz kaçırıldı. Kulp ilçe başkanımız Veysel Çelik kardeşimiz terör örgütü tarafından kaçırıldı. Şırnak İl Başkan Yardımcımız alçakça ve haince bir şekilde öldürüldü. Bunlar bizim mücadele azmimizi daha da perçinledi.” diye konuştu.

        “Bu teşkilat tehditlerin hiçbirine boğun eğmediği gibi o sevgi dilini konuşmaya devam edecek. Sizler Diyarbakır sevdası ve hizmet sevdasıyla çalıştınız.” diyen Erdoğan, bunun için teşkilatı tebrik ettiğini söyledi. 

        "SİZİNLE SAHABELER HUZURUNDA KONUŞUYORUM"

        Terör örgütü ya da onun siyasi uzantılarının tehditleri teşkilatlarının çalışmalarını engellemeyeceğini anlatan Erdoğan, “Sultan Suca, Maliki Ejder, Abdurahman Hazretleri'nin ve 41 sahabenin huzurunda konuşuyorum. İyaz Bin Ğanm, Halit Bin Velid’in huzurunda konuşuyorum. Burası Mekke, Medine, Kudüs’ten sonra en fazla sahabenin olduğu yer olan Diyarbekirli olarak konuşuyorum. Diyarbakır'a benim başbakan olduktan sonra 12. ziyaretim. En fazla ziyaret ettiğim şehirlerden biri. Çünkü biz Diyarbakır'a sevdalıyız. Asla ve asla efendisi değil hizmetkârıyız. Ne zaman gelsem samimiyet diliyle konuştum. Çünkü ben Diyarbakır'da 41 sahabenin huzurunda, Halit Bin Velid'in huzurunda konuşuyorum.” ifadelerini kullandı.

        "BİRBİRİMİZE İNANACAĞIZ, GÜVENECEĞİZ ARAMIZDA SİMSARLAR OLMAYACAK" 

        Başbakan Erdoğan, “Birileri çıkıp, 'Diyarbakır’ın, başbakanın beklentisi yoktur. Biri gelemez' diyor. Çıkmış 'Kürtler sokağa çıkmasın' diyor. Ne demek sen kimsin, kim oluyorsun? Ben buraya kardeşlerimle kucaklaşmaya geldim. Ben simsarlarla değil, aracısız kardeşlerimle konuşmaya geldim. Dün çıkmış diyor bir tanesi adeta tehdit ediyor, 'kongreye kimse gitmesin.' Ya burada yapılacak bir kongreden neden bu kadar korkuyorsunuz. Bunlar hizmet etmez. Bunlar sadece AK Partiyi hedef görüyorlar. Çünkü AK Parti çözüm üretiyor. Çözüm ürettiği için saldırıyorlar. Gönül diliyle konuştuğu için milletle başbakanın kucaklaşmasını engelliyor. Biz konuşmaya devam edeceğiz. Bizim aramızda aracılar olmayacak. Biz birbirimize inancağız ve güveneceğiz. Birbirimizle güvenle, kalple gönülle iletişim halinde olacağız.” dedi. 

        Başbakan Erdoğan, “Biz ne kadar birlikte Fatih Sultan’ın yol arkadaşıysak Selahaddin Eyyübi’nin, İyaz Bin Ğanm’in de yol yolcuyuz. Biz birlikteyiz, beraberiz. Kardeşiz. Bu kardeşinizi bu yolu Kasımpaşa’dan çıktı. Diyarbakır’da Bunûsen ne ise Kasımpaşa odur. Ben ne kadar İstanbullu, İzmirliysem o kadar Batmanlı, Siirtli, o kadar Diyarbakırlıyım.” dile konuştu. 

        "2005’TE DİYARBAKIR’DA NE DEDİYSEK AYNI YERDEYİZ" 

        Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “Kürt sorununu terör sorunu çözmek için hangi adımı attıysak çok büyük engellerle karşılaştık. Siz bu engellerin bir kısmını biliyorsunuz. 2005'te neredeysem 2009'ta neredeysem, 2011'de neredeysem yine aynı yerdeyim. Bizim siyasetimizde söz senettir. 2005'te Diyarbakır'da ne dediysek aynı yerdeyiz. Kürt meselesini çözmek için hangi adımı attıysak engellemelerle karşılaştık. Net söylüyorum bizim Rabbimiz ve halkımızdan başka kimseye verilecek hesabımız yoktur.”

        Başbakan Erdoğan’ın konuşma yaptığı salona ‘Peygamberler ve sahabeler diyarından başbakanımıza selam’ Bölge ve Diyarbakır size minnettar’, ‘Surların kurtarıcısını beklediği kadar seni bekledik büyük usta’, ‘Sen bize Allah’ın bir lütfusun’, ‘Seni veren Rabbime şükürler olsun’ yazılı pankartlar yer aldı. Başbakan’ın daha önce Diyarbakır’da katıldığı programların aksine bu sefer salonda Kürtçe yazılı herhangi bir mesajın ya da pankartın olmaması dikkat çekti.

Yerel Haberler